10 Kasım Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Kasım Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ATATÜRK AĞLAMASIN
8 Kasım 2012 Perşembe
Düşmanlar gülüyor
Dostları nerede
Atatürk ağlıyor
Gaziler uyuyor
Bayramlar nerede
Atatürk ağlıyor
Şehitler küsüyor
Gençleri nerede
Atatürk ağlıyor
Dereler akmıyor
Güneşi nerede
Atatürk ağlıyor
Tabiat kurumuş
Ormanlar nerede
Atatürk ağlıyor
Ekinler kurumuş
Efendi nerede
Atatürk ağlıyor
Balıklar ölüyor
Denizler nerede
Atatürk ağlıyor
Kuyusu kazınmış
Seveni nerede
Atatürk ağlıyor
Düşmanı koruyan
Yalaka nerede
Atatürk ağlıyor
Doğrular kovulmuş
Köyleri nerede
Atatürk ağlıyor
Hainler korunmuş
Yiğitler nerede
Atatürk ağlıyor
Atayı savunan
Aydınlar nerede
Atatürk ağlıyor
Vatanı gidiyor
Askerler nerede
Atatürk ağlıyor
Akşamlar geliyor
Sabahlar nerede
Atatürk ağlıyor
Şeriat geliyor
Laikler nerede
Atatürk ağlıyor
Kasımlar ağlıyor
Nisanlar nerede
Atatürk soruyor
Hüzünler çağırıyor
Mutluluk nerede
Atatürk ağlıyor
Gülmeyi unutmuş
Çocuklar nerede
Atatürk ağlıyor
Sevmeyi unutmuş
Gönüller nerede
Atatürk ağlıyor
Bırakın kavgayı
Dostluklar nerede
Atatürk ağlıyor
Bırakın savaşı
İnsanlık nerede
Atatürk ağlıyor
Atatürk ölüyor
Dernekler nerede
Vatanı ağlıyor
ON KASIM MEKTUPLARI
1- ATATÜRK'E
Yine harmanımız rüzgâr bekliyor;
Es yine es yine, samanı savur.
Çak yine, çak yine, Masmavi Şimşek!
Bu kutsal çorağın özlemi yağmur.
İn yine, in yine, Sarı Yıldırım!
Ayrıklı tarlayı aydınlat, kavur.
Bugün de gecede sayıklayan var,
Bugün de yobazca adımız gâvur
Dal şu yüce dağlar gibi tekneye
Sevgi ekmeğini mayala, yuğur.
Doğ yine, doğ yine yurdun üstüne
Sensiz yüreklerin ateşi soğur..
2- SEVGİLİYE
Üç şeyin üstüne can-baş koymuşum:
Anayurt, Atatürk ve sen, sevdiğim!
Kavak yeli esmez benim başımda
Atatürk rüzgârı esen, sevdiğim!
Diz çök Anıtkabrin mermerlerine
Herkesi kıskanıp küsen sevdiğim
Mustafa Kemal'in neferiyim ben;
Haklısın kölesi desen, sevdiğim!
Belki çıkacağız yine savaşa
Ki kalasın sen sağ-esen , sevdiğim!
Öp beni alnımdan, uğurla, bekle
Erliğimden şüpheliysen, sevdiğim!
3- ATATÜRKÇÜLERE
Öyle sırtüstü yatıp dinlenecek gün değil;
Daha yapacağımız çok şeyler var, çocuklar!
Ne kadar erken yağdı, gördünüz ya, yeniden
Nice güvendiğimiz dağlara kar, çocuklar!
İlerden, ta uzaktan el ediyor durmadan
Batılı arkadaşlar; vaktimiz dar, çocuklar!
Toplandık mı başbaşa, verdik mi el ele biz
Su çekilir, dağ çöker, bora susar, çocuklar!
Hele kuru kütükler ayıklansın bir kere
Tadından çatlayacak dallarda nar, çocuklar!
Sizi bir bir tanıyıp alnınızdan öpmeye
Mustafa Kemal yolda, hey bahtiyar çocuklar!
4- YENİ MİLLETVEKİLLERİNE
Haklısınız, bir büyük millete vekilsiniz;
Göğsünüz, kıvanç dolu, gerildikçe gerilir.
Bilin ki Atatürk'ün kurduğu Ankara'ya
Atatürk'ün yolundan yürünerek girilir.
Anıtkabre gidip de yürekten baş eğmeyen
Günü gelir çarpılır, düşer, yere serilir.
Bir avuç yobaz için, bir sürü cahil için
Devrimi çiğneyecek ayak varsa, kırılır.
Bir de bakarsınız ki her meydanda bir kere
Her genç Türkte bir kere bir Atatürk dirilir.
Bir an unutmayın ki Atatürk ülkesinde
Ahiretten önce de Yüce Divan kurulur.
Behçet Kemal ÇAĞLAR
Yine harmanımız rüzgâr bekliyor;
Es yine es yine, samanı savur.
Çak yine, çak yine, Masmavi Şimşek!
Bu kutsal çorağın özlemi yağmur.
İn yine, in yine, Sarı Yıldırım!
Ayrıklı tarlayı aydınlat, kavur.
Bugün de gecede sayıklayan var,
Bugün de yobazca adımız gâvur
Dal şu yüce dağlar gibi tekneye
Sevgi ekmeğini mayala, yuğur.
Doğ yine, doğ yine yurdun üstüne
Sensiz yüreklerin ateşi soğur..
2- SEVGİLİYE
Üç şeyin üstüne can-baş koymuşum:
Anayurt, Atatürk ve sen, sevdiğim!
Kavak yeli esmez benim başımda
Atatürk rüzgârı esen, sevdiğim!
Diz çök Anıtkabrin mermerlerine
Herkesi kıskanıp küsen sevdiğim
Mustafa Kemal'in neferiyim ben;
Haklısın kölesi desen, sevdiğim!
Belki çıkacağız yine savaşa
Ki kalasın sen sağ-esen , sevdiğim!
Öp beni alnımdan, uğurla, bekle
Erliğimden şüpheliysen, sevdiğim!
3- ATATÜRKÇÜLERE
Öyle sırtüstü yatıp dinlenecek gün değil;
Daha yapacağımız çok şeyler var, çocuklar!
Ne kadar erken yağdı, gördünüz ya, yeniden
Nice güvendiğimiz dağlara kar, çocuklar!
İlerden, ta uzaktan el ediyor durmadan
Batılı arkadaşlar; vaktimiz dar, çocuklar!
Toplandık mı başbaşa, verdik mi el ele biz
Su çekilir, dağ çöker, bora susar, çocuklar!
Hele kuru kütükler ayıklansın bir kere
Tadından çatlayacak dallarda nar, çocuklar!
Sizi bir bir tanıyıp alnınızdan öpmeye
Mustafa Kemal yolda, hey bahtiyar çocuklar!
4- YENİ MİLLETVEKİLLERİNE
Haklısınız, bir büyük millete vekilsiniz;
Göğsünüz, kıvanç dolu, gerildikçe gerilir.
Bilin ki Atatürk'ün kurduğu Ankara'ya
Atatürk'ün yolundan yürünerek girilir.
Anıtkabre gidip de yürekten baş eğmeyen
Günü gelir çarpılır, düşer, yere serilir.
Bir avuç yobaz için, bir sürü cahil için
Devrimi çiğneyecek ayak varsa, kırılır.
Bir de bakarsınız ki her meydanda bir kere
Her genç Türkte bir kere bir Atatürk dirilir.
Bir an unutmayın ki Atatürk ülkesinde
Ahiretten önce de Yüce Divan kurulur.
Behçet Kemal ÇAĞLAR
ANKARA’NIN TAŞINA BAK
Gözlerimin yaşına bak,
Biz düşmanı esir aldık,
Şu feleğin işine bak.
Yağmur yağar için için,
Kemalağlar millet için,
Kemal Paşa yemin etti,
Şu Bursa’yı almak için.
İstihkama indirdiler,
Kanlı gömlek giydirdiler,
Melul olma garip anam;
Bir oğlunu öldürdüler.
Ankara’da şanlı ordu,
Her tarafta çadır kurdu,
Gazi Paşa harp edecek;
Hep askerler hazır oldu.
Biz düşmanı esir aldık,
Şu feleğin işine bak.
Yağmur yağar için için,
Kemalağlar millet için,
Kemal Paşa yemin etti,
Şu Bursa’yı almak için.
İstihkama indirdiler,
Kanlı gömlek giydirdiler,
Melul olma garip anam;
Bir oğlunu öldürdüler.
Ankara’da şanlı ordu,
Her tarafta çadır kurdu,
Gazi Paşa harp edecek;
Hep askerler hazır oldu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)